çok bekletmemişimdir umarım…
neyse hemen konuya girelim bu hafta dersi farklı bir ortamda yaptık ve işimizin ortaya bir şeyler çıkartmak olan kısmına geldik…ortaya çıkacak şeyi bir “sanat eseri” olarak tanımlatamak abaartımı olur bilmiyorum ama bu hafta o yaptığımız küçük “brain storming” sırasında aklıma bir yerlerde okuduğum bir heykeltraşın sözü geldi
-kabaca şöyle diyordu “ben önce taşa bakarım bakarım bakarım…. onun içinde kurtarılmayı bekleyen yüzü ifadeyi insanı görmeye çalışırım sonrasında ise tek yaptığım ona ordan çıkmasında yardım etmek”…
aslında bizimde durumuz çok farklı değil.. hepimiz bir şekilde dışarı çıkmayı bekleyen bakış açıları, fikirler, yaklaşımlar oluşturduk zamanla (daha önceki bir yazımda “işe çokdan başladık”dan kastım da biraz bunlardı aslında) ve elimize yontulmak için taş gelince hepimiz içindeki duyguya, şekle, güzelliğe yoğunlaştık; onu aramıyorduk artık. artık sorunumuz onu oradan nasıl çıkaracağımız dı… belki de derste hocamızın “dizayn sorunun”dan kastettiği ilki değilde ikincisiydi “onu oradan nasıl çıkaracağımız”
bu arada bir öz değerlendirme…
galiba benim bloklarım istenilenden (tamam açık olarak ifade edilmemiş olsa da bu bloklara dair bir beklentinin olduğu aşikar) biraz uzakta… ne bileyim kısıtlama konulmadı bu iyi bir şey ama bazı arkadaşların bloklarını okuyunca ben “bahsetmem “”-gereken-”"!!*(bu kelimeyi çok dikkatli kullanmak lazım ama kullanmam da lazım ne yapayım) bunlar olmalı” diyorum bazen…